Merak Ettikleriniz

Sık Sorulan Sorular

Tele Sağlık Hizmetlerini ( online, görüntülü doktor görüşmesi ) kullanmadan önce aklınıza takılan konular var ve endişelenmekte haklısınız ama korkmayın:

"Tele Sağlık nedir, yeni duydum, hiç denemedim, elle tutulup da bakılmıyor ki" diyerek hizmet almaktan korkmayın. Neden mi?

  • Satın almadan önce mutlaka görüşüyor, sorularınızı cevaplıyor ve size en uygun olan hizmeti beraber seçiyoruz.

  • Aldığınız hizmetlerden memnun kalmazsanız ödediğiniz ücretin istediğiniz kadarını geri alabiliyorsunuz.

  • Üye olursanız istediğiniz zaman bedelsiz sonlandırabilirsiniz.

  • Teknoloji ile aram iyi değil, ben beceremem diyorsanız dert değil, birlikte öğreniyoruz veya telefon ile hizmet ediyoruz.

  • Görüşmelerde tek başınıza kalmak istemezseniz yanınıza bir kişiyi; kardeş, arkadaş veya komşuyu üstelik ücretsiz alabilirsiniz.

Amacına uygun kullanıldığında Tele Sağlık Hizmetlerimiz ( online, görüntülü doktor görüşmesi ) sizleri hangi dertlerden kurtarır?

  1. Randevu alma uğraşları

  2. Mesai zamanı kısıtlamaları

  3. Çağrı Merkezi gerilimleri

  4. Yola harcanan zaman ve para

  5. Otopark sorunu

  6. Beklemeler

  7. Virüs bulaşma riski

  8. Doktorunuz ile yetmeyen süreler ve akılda kalan sorular 

  9. Ekstra ödemeler, sürpriz faturalar

  10. Düzelmeyen sonuçlar, tutturulamayan hedefler

Tele Sağlık online, görüntülü doktor görüşmeleri ile sağlık sorunlarınıza doğru cevaplar, çözümler bulabilir mi?

Dahili hastalıklar yani iç hastalıkları başvuruları için sorunun cevabı %80 ile evet:

Bu konu ile ilgili araştırmalarda, genel dahiliye polikliniklerine bir şikayet ile  başvuran hastaların %80'inde, sadece hastanın anlattıkları ve doktorun sordukları ile doğru teşhis koymanın mümkün olduğu görülüyor. 

Doğru teşhis için çoğu kez iyi bir hikaye anlatıcı hasta, tecrübeli bir doktor ve bu işe ayrılmış bol zaman yeterli oluyor. Uzaktan görüntülü doktor görüşmeleri tam da bunu yapıyor.

ABD'nin ve aynı zamanda dünyanın en büyük tele sağlık hizmetleri sunucusu Teladoc'un CEO'su ise, kullanıcıların %90'ında uzaktan görüşmelerin sorunları çözmeye yettiğini, sadece geri kalan %10'un hastaneye yönlendirildiğini anlatıyor.

Buradaki hizmet ve bilgilere güvenilir mi?

Evet. Tele sağlık hizmetlerimiz ve bu sayfalardaki tüm uygulama ve bilgiler sadece güvenilir kaynaklardan alınmıştır. Programlar ve internet sayfasının içerik hazırlanmasında Sağlık Bakanlığı, tabip odaları ve tıp dernekleri yayınları, ulusal ve uluslararası teşhis ve tedavi kılavuzları ve saygın tıp dergilerindeki araştırma sonuçları kullanılmıştır. Temel aldığımız içerik çok hızlı değişen tıbbi literatüre uygun olarak sürekli güncellenir.

Memnun kalmazsam ücret iadesi veya üyelikten cayma hakkım var mı?

Evet. Bize ödeme yapan bir kullanıcı olarak iyi, kaiteli ve sözü verilen hizmeti almanız ve bundan memnuniyet duymanız gerekiyor.Tıbbi hizmetlerde ve özellikle dijital veya çevrimiçi hizmetlerde bu sistemi kimse uygulamıyor. İlk kez biz başlatıyoruz. Memnun kalmazsanız tek seferlik hizmetlerde sizin belirlediğiniz kadar miktarı iade ediyoruz. Aylık üyeliklerde ise kontratınız bitmeden sonlandırma hakkı veriyoruz. Neden mi? Satın aldığınız en basit malı bile iade etme hakkınız varken, çevrimiçi sağlık hizmeti gibi çok önemli ama çok da iyi tanımadığınız, elinizle tutamadığınız bir ürünü iade hakkınız neden olmasın? İlaveten yukarıda da söyledik, biz hem size hem de kendimize güveniyoruz.

Bu internet sitesi güvenli mi?

Evet. Bu site SSL/TLS güvencesinde. Bu sertifika HTTPS ile ziyaretçilerin güvenli bir şekilde gezinmesini sağlar.

Ödeme yapmak güvenli mi?

Evet. Bu sitede artık dünyanın da en güvenilir markalarından olan İyzico ödeme sistemleri kullanılıyor. İyzico PCI-DSS1 seviye güvenlik sertifikası ve BDDK lisanslarına sahiptir.

Bir İyzico ürünü olan İyzilink ise sizin istediğiniz yere ( e-posta, SMS, WhatsApp gibi) göndereceğimiz bir link ile hemen hızlıca ,güvenle ve istediğiniz an ödeme yapmanıza imkan verir. 

Ücret iadeleri ise çok daha kolay, biz tek tık ile yapabiliyoruz.

Videolarımız nerede?

İlgili VİDEOLAR İÇİN MENÜDEN BİZİM GAZETE "Kullanıcı el kitabı" bölümüne bakabilirsiniz

Sağlık ne demek? Tele Sağlık ne demek?

Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre:

Sağlık sadece hastalık veya sakatlığın olmaması değil fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir.

Tele Sağlık ise:

Telekomünikasyon teknolojileri ( telefon, akıllı telefon, bilgisayar, internet, mesajlaşma veya SMS ) kullanılarak sağlık hizmeti ve sağlık eğitimi verilmesidir. Bizim yaptığımız online görüntülü doktor görüşmesi de bunlardan biridir.

Bu çok kolay ama ilki ne kadar zor değil mi? Düşününce; tam bir iyilik hali..

Kullananlar Tele Sağlık hakkında ne diyor?

  • 1000 kişiye sormuşlar:

  • %68 pandemi sürecinde doktor veya hastane randevularını ertelemiş veya iptal etmiş

  • %43 şimdilik bir sağlık kurumuna gitmeyi düşünmüyor

  • %91 ilk kez kullanan tekrar kullanırım demiş

  • %48 virüs korkusu nedeniyle Tele Sağlık hizmetini tercih etmiş

  • %90 memnun kalmış

  • %45 ve %38 ile yeterlilik ve kolaylık başta gelen memnuniyet sebepleri

  • %28 bir kronik hastalık nedeniyle kullanmış

Neden sadece 100 üye?

İşleri aceleye getirmemek, kişisel olarak ve daha çok ilgilenmek için. Yukarılarda da sözünü ettiğimiz gibi bir görüşme sonrası işler bitmiyor, aradaki 10 gün boyunca sizin de bizim de karşılıklı ödevlerimiz var. Bunlara vakit ayırmak için. Bu özel 100 kişiden kocaman bir "aile" kurabilmek için...

Sağlık öz yönetiminin faydaları nedir?

  1. Sağlığınız için ipleri elinize alırsınız.

  2. Sağlığınızı bir doktor yardımı ile veya kendi başınıza yönetirsiniz.

  3. Hastalıkları önler, iyiliği sürdürürsünüz.

  4. Şikayetleri, belirtileri fark eder, takip eder ve mümkünse ilaç dışı tedavi yöntemleri ile hastaneye gitmeden bir çözüm bulursunuz. 

Kronik hastalık öz yönetiminin faydaları ne?

  1. İlaç ve tedavilere uyum artar.

  2. Hastaneye yatış sıklığı ve hastanede kalma süresi azalır.

  3. Şeker, tansiyon, kan yağları, gizli şeker, insülin direnci, tiroid testleri gibi değerler istenilen düzeylere yaklaşır.

  4. Sağlık giderleri azalır.

  5. Acil başvuruları ve yatışlar azalır.

  6. Öz güven, bağımsızlık ve tatmin artar.

  7. Sağlık için harcanan zaman azalır.

  8. Özel doktorunuzun işleri kolaylaşır.

BUNLARIN TAMAMINI KENDİ BAŞINIZA VE BİRAZ DA BİZİM DESTEĞİMİZ İLE BAŞARABİLİRSİNİZ.

İç Hastalıkları Uzmanı nedir, kimdir, ne iş yapar?

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği tanımına göre:

“İç Hastalıkları Uzmanı, Erişkinlerin Doktoru!” deyimi iç hastalıkları uzmanını gayet güzel anlatmaktadır.

1. İç hastalıkları uzmanları 6-7 yıllık tıp fakültesi eğitiminden sonra, iç hastalıkları uzmanlık öğrencisi, asistan, olarak 4-5 yıl daha eğitim almaktadırlar.
2. Bu eğitim süresinde, uzmanlık öğrencisi, asistan, “iç hastalıkları uzmanlığının yan dalları” olarak tanımlanan (allerji ve immunoloji, endokrinoloji ve metabolizma, gastroenteroloji ve hepatoloji, geriatri, hematoloji, nefroloji, romatoloji, onkoloji ve yoğun bakım) bilim dallarında, bunlara ek olarak kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları ana bilim dallarında eğitilmektedirler.
3. Bu eğitim süresince erişkinlerin (16 yaş ve üzeri) sağlıklı kalmasını sağlamak, özellikle kronik hastalıkların gelişmesini önlemek, sağlık sorunlarının tanısını koymak ve tedavi etmek üzerine eğitim almaktadırlar.
4. İç hastalıkları uzmanı hastayı bir bütün olarak görür.
5. İç hastalıkları uzmanları, en basit ve sık görülen sağlık sorunlarından, en karmaşık ve nadir rastlanılan sağlık sorunlarına kadar tüm erişkin hastalıkları ile başa çıkmada, hem kronik hem de birden fazla hastalığı olan hastalara yönelik hasta hizmetlerinde, tanı konmakta güçlük çekilen hastalıkları anlamada, ameliyat öncesi veya sonrası sorunlar yaşayan hastaların tedavisinde yetkin ve donanımlı doktorlardır.
6. İç hastalıkları uzmanlarına “doktorların doktoru” denmektedir. Çünkü diğer uzman doktorlar sıklıkla konsültasyon, danışma için iç hastalıkları uzmanlarına başvurmaktadırlar.
7. Yan dal uzmanları da birer iç hastalıkları uzmanıdırlar. İç hastalıkları uzmanlık eğitiminden sonra 2-3 yıllık ek bir eğitim alarak, yan dal uzmanı olma hakkı kazanılabilmektedirler.

Kronik hastalık dediğimiz nedir? İyi haberler var mı?

Biz doktorlar hastalıkları iki gruba ayırıyoruz:

  1. Akut

  2. Kronik

Akut hastalıklar birden başlar, belirli bir seyri, süresi vardır ve bir süre sonunda geçer gider. İzleri bile kalmaz. Örnek mi: Nezle, gıda zehirlenmesi, diş iltihabı, sistit, farenjit, orta kulak iltihabı.

Kronik hastalıklar ise bize uzun süre eşlik eder. Belki ömür boyu sürer. Örnekler: Şeker hastalığı, tansiyon, romatizma, amfizem, kalp yetmezliği, damar sertliği..

Kronik hastalıklar neden önemli, çünkü iyi kontrol altına alınmazsa, kişi kendi kendine iyi yönetemez, öz bakımına dikkat etmezse, kontrollerini yaptırmazsa bu kronik hastalıklara başka dertler de eşlik etmeye başlar veya bugünlerde olduğu gibi direnç düşüklüğü diğer etkenlere kapıyı aralar.

Peki ama kronik hastalıklar ile ilgili hiç mi iyi haber yok? Var, hem de çok:

  1. Bazı kronik hastalıkların başlamasını engellemek mümkün. Yani kontrol bizde.

  2. Çoğu kronik hastalığın çok iyi kontrol altına alınması, sessiz sedasız kalması da mümkün.

  3. Büyük çoğunluğun mevcut tedaviler ile başa başka dert açmasını önlemek de mümkün.

  4. Ve son olarak, eskiden geriye dönüşü yok, artık geçmez dediğimiz bazı kronik hastalıkların tamamen ortadan kaldırılması, yani hiç yakalanmamış gibi olmak da mümkün.

Peki iyi bir öz yönetimin faydaları ne ? Sonuçları nasıl?

  1. İlaç ve tedavilere uyum artar.

  2. Hastaneye yatış sıklığı ve hastanede kalma süresi azalır.

  3. Şeker, tansiyon, kan yağları, gizli şeker, insülin direnci gibi kan değerleri iyileşir.

  4. Sağlık giderleri azalır.

  5. Acil başvuruları ve yatışlar azalır. Komplikasyonlar azalır.

  6. Öz güven, bağımsızlık ve tatmin artar.

  7. Sağlık için harcanan zaman azalır.

  8. Özel doktorunuzun işleri kolaylaşır.

BUNLARIN TAMAMINI KENDİ BAŞINIZA VE BİRAZ DA BİZİM DESTEĞİMİZ İLE

BAŞARABİLİRSİNİZ.

Bir kronik hastalığı olan kişinin bilmesi, hatırlaması ve yapması gereken o kadar çok şey var ki... 

Gelin mesela bir şeker hastasının bilmesi ve evde tek başına uygulaması gereken yıllık takvimine bir göz atalım:

  • Genel Sağlık

  • Diyabette egzersiz ve kilo kontrolü

  • Diyabette yeme alışkanlıkları ve diyet önerileri

  • Diyabette doğru ve zamanında ilaç kullanımı

  • Diyabet eğitimi ve bilinçlendirme

  • Diyabette ayak bakımı ve sağlığı

  • Yaşa uygun genel ve diyabete ait yıllık takip gereksinimleri

  • Diyabet komplikasyonlarından korunma ve takip önerileri

  • Hasta yakınlarına yönelik öneri ve destek programı

  • Ramazan öncesi, sırası ve sonrası diyabet yönetimi

  • Diyabetin teşhis, tedavi ve korunmasında güncel gelişmeler

Bu durum büyük çoğunluk için de geçerli. Kendisi veya ailesinden biri şeker hastası olan doktor arkadaşlarımızın bile ne kadar zorlandıklarını, onların da destek aldığını gördük.

Kronik sağlık sorunlarında öz yönetim desteği neden önemli?

Öz yönetim de nedir? Diye sorarsanız: Kişinin sağlık sorunlarını evinde ve ev dışı yaşamında kendi kendine yönetmesidir. Kaptan da, tayfa da kendisidir.

Kronik sağlık sorunları (şeker, tansiyon, tiroid hastalığı, romatizma, kalp damar hastalıkları vb.) olan kişiler ve yakınları teşhis konduğu anda ve sonrasındaki takiplerde doktorları tarafından, olması gerektiği gibi bir bilgi bombardımanına maruz kalırlar. Öğrenecek, yapacak o kadar çok iş, uyulacak o kadar çok kural vardır ki.. Bunlara ek olarak bir de yakın çevreleri tarafından veya internetde çoğu zaman yalan, yanlış bilgilerle sık sık karşılaşırlar.

Hastanın doktoruyla muayene sonrası konuşarak geçirdiği kısa zaman aralığında (ortalama 5-8 dakika) hastalığını tanımasını, tedavi ve yaşam tarzında yapması gerekenleri öğrenmesini, yıl boyunca sağlığını korumak için alması gereken önlemleri bu doktor randevusu sonunda öğrenmesini, akılda tutmasını beklemek hastaya haksızlık etmektir. Araştırmalarda doktor muayenesinden çıkan hastaların doktorları tarafından anlatılan 5 öneriden ancak birini hatırladıkları ve bunların da da ancak yarısının doğru olduğu görülmüştür.

Bu durumdaki hasta ve yakınlarının %80’i hastalığı hakkında cevap aramak için interneti kullanmaktadır. Ancak, yakın zamanda iki araştırmada sağlık bilgisi içeren internet sitelerinin %55-90’ının ne yazık ki yanlış bilgi ve sağlıksız yönlendirmeler içerdiği ortaya çıkmıştır.

Bütün bu bilgiler ışığında ortaya sessiz kalmış bir gerçeklik çıkıyor: Bir diyabet, kalp veya tansiyon hastası yılda 4 kez doktoruyla 15' er dakika görüşse ,yılda sadece 60 dakikalık bir hizmet alıyor. Geriye kalan 364 gün, 8759 saat boyunca kronik sağlık sorunu ile başbaşa kalıyor ve tek başına bir yola çıkıyor. Aile yakınları da kendi endişeli yalnızlıklarıyla baş başa. Çalışmalarımız biz doktorlara da göstermiştir ki, mesela bir diyabet hastasının yıl boyunca izlemesi gereken sağlık adımlarının ortalama sayısı 1500 kalem. Bu 1500 kalem bilinçli sorumluluk konusunda doktorların ve devletin de yapabilecekleri oldukça sınırlı. Bireyin bu dev sorumluluğu tek başına taşımasını bekliyoruz. Bu durumda biz doktorlar ve siz hasta yakınları ona haksızlık etmiyor muyuz?

Kronik hastalıkların gerçekliğinin farkında olarak herkesin kullanabileceği bir çözüm ve bir yol arkadaşı olmak için yola çıktık. Ama yerimiz kısıtlı. Bu işin hakkını vermek için sadece 100 Annen ve Sen için ve isterlerse yanlarında eşleri ile yer ayırdık. Görüşmek üzere...

Sağlık okuryazarlığı ne demek? Neden önemli? Ne işe yarar?

Sağlık okuryazarlığı hiç de adı üzerinde olduğu gibi eğitim, mevki, meslek, para pul tanımıyor. Herkesin başına gelebilir.

Bakın neymiş:

Dünya Sağlık Örgütü sağlık okuryazarlığını; “Sağlığın korunması ve sürdürülmesi için bireyin sağlık bilgisine ulaşma, anlama ve kullanma becerisi” olarak tanımlıyor.  Amerikan Tıp Derneğ ise “Bireylerin sağlıkla ilgili mesajları okuyabilmesi, ilaç kutularının üzerini okuyup anlaması, sağlık çalışanları tarafından söylenenleri anlayıp yapabilmesi” diyor. 

Sağlık okuryazarlığı okuma-yazma becerilerinin ötesinde sağlıklı davranışlar, ilaçların doğru kullanımı, sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacağını bilmek, aydınlatılmış onam formlarını anlamak, özbakım ve hastalık yönetimi hakkında kararlar verebilmek, evdeki tıbbi cihazları doğru kullanabilmek, başkasına bakım veren rolünü üstelenebilmek gibi sağlık bilgilerini kavrama ve değerlendirme yetisini kapsıyor. 

Türkiye'de durum kötü ama bu durum gelişmiş ülkelerde de aynı. Bizden iyi değiller:

Ülkemizde her on kişiden yedisinde sağlık okuryazarlığı “yetersiz” veya “sorunlu”. Bu bulgu, yaklaşık 35 milyon erişkinin “yetersiz” ve “sorunlu” sağlık okuryazarlığına sahip olduğuna işaret ediyor.

Peki neden önemli?

Sağlık okuryazarlığı eksik olduğunda bireyler kendi hastalıkları ve tedavileri konusunda daha az bilgi sahibidir. Öz-yönetim becerileri ve uyumları daha eksiktir.  Daha fazla hastaneye yatar, acil servise daha çok giderler. Daha az koruyucu sağlık hizmeti alır, ilaçlarını düzgün olarak kullanmazlar. Sağlıkla ilgili iletilen mesajları iyi anlayamadıklarından ve özellikle yaşlılarda bu durumun yüksek ölüm oranları ile ilişkili olduğu görülür.


Sağlık okuryazarlığını ihtiyacı olanlar için birlikte iyileştirebiliriz. İşimizin bir parçası da bu. Tele sağlık tam da bunun için var.