top of page

KORONA VİRÜSÜ ve MEKANLAR

Korona günlerinden eski hayatımıza dönüş için yavaş ve tedbirli adımlar atılmaya başlandı. Ama tedbir şart, kurallar aynen devam ediyor. Hayatı biraz da olsa eskisi gibi yaşarken de virüsten korunmak mümkün. Salgın bitmedi, virüs ortalıkta. Önce virüsün bulaşma hareketlerine sonra da gelin teker teker mekanların hastalık bulaştırma risklerine bakalım:

Virüsün size bulaşması ve sonra hastalık yapması için bazı adımlar var. Bunlardan biri eksik olursa o kadar kolay bulaşamıyor. Tek bir adım da yeterli olmuyor. Hastalığı kapmak için belli sayıda ve canlı virüse ve bir süre maruz kalmak gerekiyor. İlk koşul bu. Bunun için sadece 1000 virüs bile yeterli oluyor.Bir nefes veya gözünüze bir el sürüş ile 1000 virüs alırsanız hasta olabilirsiniz veya içinde 100 virüs bulunan 10 nefes alırsanız. Matematik böyle. Sakin nefes alıp vermek en masumu, bir nefeste virüs çok az. Bağırmak,şarkı söylemek daha çok saçıyor. Ama en belalılar öksürük ve hapşırık. Yüzünüze tek hapşırık bulaştırmaya yetiyor. Bu hesapların kimsenin maske takmadığı durumlarda olduğunu hatırlatmalıyım.

Batı ülkelerinde bulaşmanın en sık veya en riskli olduğu yerler: Yaşlı bakım evleri, cezaevleri, kiliseler, yaş günleri, düğün ve cenazeler, konferanslar, ofisler ve çağrı merkezleri. Yani kapalı mekan, hava dolaşımının kötü olduğu mekan ve bir çok insanın biraraya geldiği mekan, risk demek.

Umumi tuvaletler:

Tuvaletlerde ellerin değdiği çok yüzey var. Kapı, musluk kolları, sabunlar vb. Bu yüzden hasta birinin elinden sizin elinize ve sonra yüzünüze ulaşma ihtimalleri yüksek. Şimdilik dışkı veya idrar ile korona bulaşıyor mu bilmiyoruz ama bu da ayrı bir konu. Ve sifonların da ortama aerosoller saçtığı iyi biliniyor.

Öneriler: Umumi tuvaletleri riskli yer olarak kabul edin. Hava ve yüzey hijyenine mutlaka dikkat edin. Yani el yıkama ve maske. Ve her yere elinizi sürmeyin. Mümkünse umumi tuvaletleri kullanmayın.

Restoranlar:

Bu konuda çok açıklayıcı bir yayın var. Hiç bir belirtisi olmayan, hasta ama hasta olduğunu bilmeyen bir kişi 9 arkadaşı ile beraber bir masada yemek yiyor. Yemek 1.5 saat sürüyor. Bu sürede tabii ki hasta kişi nefes alma verme ile ortama az yoğunlukta virüs saçıyor. Mekanda hava akımı sağdan sola. Bir hafta içinde aynı masadakilerin yarısı hastalanıyor. Hemen sol yanındaki masadakilerin de %75 i hastalanıyor. Sağ masadan da 2 kişiye virüs bulaşıyor. Mekandaki diğer masalardan başka hastalanan olmuyor. Burada ilginç olan hava akımı yönündeki masada hastalanan sayısının aynı masada olandan fazla olması.

Sonuçta: Restoran gibi mekanlarda aynı masadaki ve hava akımının aktığı yöndeki masadakilerin yarısından fazlası ve diğer yöndeki yan masadan da az kişiye virüs bulaşabiliyor. Bunun dışındaki masalarda bulaşma bu yaşanmış örnekte görülmüyor.

Süpermarketler:

Süpermarketlerde korona virüs bulaşma riskini hesaplarken 3 başlığa bakmak gerekiyor: Mekanın ve ortamdaki hava miktarının büyüklüğü ( çok büyük ) , mekandaki insan sayısı ( sınırlı, kısıtlı ) , içeride geçirilen süre ( müşteriler için 1 saat, çalışanlar için tüm gün) . Buradan bakınca müşteri için mekan büyük, içerideki insan sayısı az ve geçirilen süre kısa olduğundan, süpermarketlerden enfeksiyon kapma olasılığı oldukça az gözüküyor. Maskeyi ve maskenin olumlu katkısını da ekleyelim.

Bu konu ile ilgili yayınlarda da henüz süpermarket kaynaklı bulaşma vakaları görülmediğini de ekleyelim. Sonuçta büyük mekan, az insan, içeride kısa süre ve herkesin maskeli olduğu yerlerde pek risk yok diyebiliriz.Kanımca AVM’ler de bu guruba katılabilir.

Bitirirken tekrar hatırlayalım: Yukarıda sözünü ettiğim mekanlar ve bulaşma riskleri kimsenin maske takmadığı durumlar için geçerli. Maske, mesafe ve el yıkama kurallarına iyi uyulduğunda riskler daha da azalacaktır.


Uzm.Dr.Metin Okucu


0 görüntüleme0 yorum
Yazı: Blog2_Post
bottom of page